Şubat, 2011 için arşiv

>NAZAR!

Yayınlandı: 24 Şubat 2011 / KATEGORİZE EDEMEDİKLERİM...

>Gözünüz kaldı galiba bir önceki post’umda…

Mudo ‘dan sipariş verdiğim ne süzgeç ne de sürahim yar olmadı bana!
Önce Mudo genel müdürlükten aradılar, süzgeçin kırık çıkmış, ellerinde de başka yokmuş, sürahiyi gönderdiler. Sürahim ise tam bi tasarım harikası(!) çıktı!!!

Hayatımda böyle bir sürahi görmedim. Su sürahinin ağzından değil, altından akıyor. Böyle bir şekil için çok uğraşmış olmalılar, onu da ben geri gönderdim.

Nazar diyorum,

Yine de internet alışverişinden vazgeçmiyorum!

>TCHİBO VE MUDO

Yayınlandı: 16 Şubat 2011 / KATEGORİZE EDEMEDİKLERİM...

>Alışveriş canavarlığımı şu sıralar internet üzerinden tatmin ettiğimi söylemiştim. Şimdi benden size 2 müjde;

Tchibo 20 şubata kadar internet üzerinden alışverişlerinize kargo ücreti almıyor. Mudo ise 22 şubata kadar yine net üzerinden siparişlerinize 1 lira gibi sembolik bir kargo payı kesiyor. Şahsen ben Mudo‘dan şu süzgeci; vee şu sürahiyi sipariş verdim bile! Kaçırmayın derim…

> Durun durun “kapuska”yı duyup hemen kaçmayın:))

Şu dünyada herşey aklıma gelirdi de bir gün kapuskayı ağzım sulanarak tarif edeceğim aklıma gelmezdi…

Hamarat kayınvalidem bizdeyken her gelişinde yaptığı ve parmaklarımızı da beraberinde yediğimiz kat kat el açması böreğin yanında canım bir de lahana sarması çekti. O da yaptı sağolsun. Benim kayınpeder herşeyi yemez; biraz seçicidir. Lahana dolmalarını da fırınlandıktan sonra yiyeceğini duyunca önce garibime gitti. Piştikten sonra 2. gün fırınlanan lahana dolmaları ise mucizevi bir şekilde çok daha lezzetli olmuşlardı.

Son zamanlarda lahananın faydaları kulağıma çalınıyor. Bizim ailede ise genetik bağırsak problemleri olduğundan bu potansiyel bağırsak dostu lahanayı bir şekilde tüketmem gerektiğine karar verdim.

7/24 diyette olan kocama da bir sürpriz yapayım dedim. Sarma yapmakla uğraşamazdım. Ben de “fırında lahana” adını verdiğim bu yemeği keşfettim! “Keşfettim” diyorum çünkü başka bir yerde ne gördüm ne duydum ne de yedim. Şimdi fırında kızarmakta olan lahana yemeğim nefis oldu. -Tattım tabii ki oradan biliyorum-

Şöyle tarif edeyim,

Bir lahana, 1 avuç kıyma, 1 baş soğan, 2-3 damla limon-lahana katiyen kokmuyor limon damlatınca!-, 1 kaşık salça, tuz, pulbiber, zeytinyağı. Gerekli malzemelerimiz bunlar.

Önce 1 lahananın yarısını ayıklayıp yıkadım ve kaynayan suda yaklaşık 3 dk. haşladım, süzgece alıp soğumalarını beklerken yemeklik doğradığım soğanı zeytinyağında sarartıp salçayla kıymayı ekleyip hepsini beraber öldürdüm. Sonra ince doğradığım lahanalarımı da tencereye alıp biraz daha kavurdum. Yaklaşık 5 dk. bu arada salacağı suyu belli eden lahanalarıma 1 çay bardağı kadar sıcak su, pulbiber ve tuz ekledim, kapağını kapatıp pişmeye bıraktım.

35 dk. kadar kısık ateşte pişen lahanalarım suyunu çekince fırın kabıma alarak yemeğimi fırına attım. Hala fırında…Ulaşmayı hedeflediğimiz nokta lahanaların kuruması. Lezzet orada saklı.

Dediğim gibi limon suyu damlatınca kokmuyor da. Ben hem haşlama suyuna hem de lahanaları tencereye attığımda 2-3 damla sıktım. Fotoyu da ekleyip kaçıyorum.

Bence deneyin.

>YOĞURT NASIL MAYALANIR?

Yayınlandı: 15 Şubat 2011 / EK BESİNLER

>

Doktor amcam anneme “artık yoğurt mayala kızına” deyince annemin etekleri tutuştu. Çünkü daha evvelden beceriksizliğinden çöpe giden sütleri mevcuttu.

Ama öyle bir gün öyle bi yoğurt mayaladı ki, Uzman TV sağolsun. Oradan izledi, sonra yaptı dediklerini çok da lezzetli oldu.

Sek Süt’ ün günlük sütlerinden aldık, bunlar pastörize ama UHT tekniği kullanılmadığı için daha sağlıklı imiş babam okumuş araştırmış. İşin püf noktası, tam kabarmadan ocaktan alıyor annem ve örneğin 3 sn. parmağı dayanacak kadar sıcaklığa ulaşınca da 1/2 çorbiş kaşığı yoğurdu biraz sıcak sütle sulandırıp mayalama işlemini yapıyor. Bizim yoğurdumuz 4,5 saatte tuttu. Buradan izlerseniz daha iyi anlarsınız.

>

Tam bir haftadır kafam çok meşgul. Babamın teşhis konulamayan sağlıK sorunu yüzünden elimiz kolumuz bağlı, neşemiz yok, zihnim bulanık, hiçbir şeye tam konsantre olamıyorum. En fazla internet başından son çıkan tahlil sonuçlarını inceleyip anlamlandırmaya çalışıyorum. Mikrobik birşey olabilir kaygısıyla yanına da gidemiyorum.

Bugün taburcu oldu hastaneden ama beni tatmin eden bir cevap bulamadık ağrılarına. Asıl inceleme araştırma süreci bundan sonra başlayacak sanırım.

Böbrek taşı, mide kanaması, bağırsak iltahabı, dizanteri… Doktorların olası teşhisleri bunlar ancak kesin budur diyemiyorlar.

Doktor House bi el atsan bu tarafa?

>EVDE LEVREK

Yayınlandı: 15 Şubat 2011 / YEMEK YAPTIM/YEDİM

>

Bizim köyde bir balıkçımız var. Hamsi tava, turna mezgit, istavrit, somon, balık çorbası. Ne istediğini söylemiyorsun, bugün bana ne vereceksin diyorsun, hangisi en tazeyse o seçiyor, pişiriyor, önüne koyuyor. Bu seneye kadar, açsak, yemek yoksa hadi balıkçıya gidelim diyorduk. Evi kokutmaya değmezdi, minik balıkçımız bizi doyururdu nasılsa.

Ancak bu sene evden öyle hoop diye çıkamıyoruz. Genelde aynaya bakamadan çıktığımdan ya abuk bir kıyafet ya dağınık bir saç görüyorum en fazla camdaki yansımamdan.

Balıksız olmaz elbet. 2 haftadır 2 karış büyüklüğünde koskocaman ayıklanmış levrekler getiriyor Alper eve, sadece yıkayıp yağlıyor, üzerine soğan dilimleri kesip alimünyum folyoya sarıp fırına atıyorum. 30 dk. da pişiyor.

Bu arada bol galiba. Ne pişirsem diyenlere duyurulur!

>BEBEK BESLEMENMESİNDE PÜF NOKTALAR

Yayınlandı: 15 Şubat 2011 / EK BESİNLER

> Ey okuyucu, senin de mi bir bebeğin var, yoksa günün birinde olacak mı? Öyleyse aşağıdakiler kulağına küpe olsun. Annemle ben sizler için bir liste hazırladık:

*Hazırladığınız sebze-meyve püreleri kedi maması gibi olmasın, sizlerin de beğeneceği lezzette olsun ki 1 yaşımdan sonra sizin yemeklerinize daha kolay alışabileyim.

*Mamalarımı tatlandırmak için tuz ve şeker kullanmayın lütfen; zira tuz minik böbreklerimi çok yoruyor.

*Sebze çorbalarımı -örneğin tarifini verdiğim havuçlu patates çorbası gibi- katiyen blenderdan geçirmeyin, beni öğürtmeyecek kadar pütürlü kalsın ki katı gıdalara geeçerken bocalamayım. Bunun için tel süzgeç kullanabilirsin.

*Anne sütünden ek gıdalara geçerken lütfen inatçı değil ama kararlı olun, elbette ben de her bebek gibi birgün katı şeyleri de severek yiyeceğim, asabımı fazla bozmayın, huysuzluk ediyorsam zorlamayın, başka bir zaman tekrardan deneyin.

Bugünlük dersimiz bu kadaaar!