‘GEZDİM-GÖRDÜM’ Kategorisi için Arşiv

ÖZBEK KÖYÜ-ILIKSU

Yayınlandı: 29 Haziran 2011 / GEZDİM-GÖRDÜM

Yazdığım koca bir yazı, kaydedilmemiş, havaya yazmışım. Silivride‘yim, buradaki ADSL bir var, bir yok. O yüzden hızlı hızlı yazıp yayınlayacağım yoksa bu İzmir yazıları gümbürtü olacak iyice…

Ilıksu denizin ortasından çıkan kaynak sularıyla meşhur bir koy. Herkese açık değil, özel bir tesis. Termal kaplıca havuzları da mevcut, Ece bile girdi ve 7/24 kabızcık 2 gün rahat etti:))

Ilıksu’ ya herkes gidemezse neden yazdın demeyin, Özbek köyü asıl amaç. Urla’ ya 7 km. mesafedeki bu köy keşfedilmemiş tenha bir yazlıklar cenneti. Meraklılar şuraya tık tık. Benim çektiğim muhteşem fotoğraflar evdeki bilgisayarda, dönünce bu yazıya eklenecekler.

Sırada restoranlar URİT ve PANORAMA var. Okumaya devam…

>BEĞENDİK ABİ

Yayınlandı: 10 Haziran 2011 / GEZDİM-GÖRDÜM, YEMEK YAPTIM/YEDİM

> Şimdi de Urla’ da bir lezzet durağı var. Mehmet Yaşin’in de aralarında bulunduğu özel damakların da test edip onayladığı, Hürriyet‘ in en iyi 10 listesinde, “kuzu güveç“i ilk 5 te yer alan, Girit mutfağından lezzetlerin sunulduğu Beğendik Abi lokantası.

Bir akşam yemeği yemenizi tavsiye ediyorum.

Bizim tadıp beğendiklerimiz – aslında tadıp da beğenmediğimiz hiç bir şey yoktu- şöyleydi;

  • Çalkama (ege otlarından yapılan börekimsi bir yemek
  • Enginar dolması (dolma içi ile doldurulmuş, asma yaprağı ile sarılmış bir nefisleme)
  • Meyve kompostosu (karadut, çilek, muz) hmm tadı damağımda…
  • Kuzu güveç
  • Ev baklavası ve özellikle Girit böreği tatlısı.

Kardeş hepsi de bu kadar mı lezzetli olur, maalesef canım fena halde çekti şimdi, pöfff;(

>DENİZ YILDIZI PLAJI

Yayınlandı: 07 Haziran 2011 / GEZDİM-GÖRDÜM

>İzmir yarımadasında bir sürü gizli cennet var. Demircili Köyü’ ne bağlı Deniz Yıldızı Plajı bunlardan bir tanesi. Özel bir koyda olan bu plaj sit alanı olduğundan yapılaşma da yasakmış. Minik bir iskelesi, berrak ve buz gibi suyu var. 30 Mayıs’ da yalnız 3 çocuklu bir ingiliz aile ile biz vardık plajda. Yüzerken parmak uçlarım uyuştu soğuktan.

Bir de bir macera yaşadım ki sormayın. Buz gibi suda flipper misali özgürce dalıp çıkarken birden şezlongdaki Alper ve turist aile tayfası bana el kol işareti yapıp bağırmaya başladılar. Bu arada denizde yüzen bir tek ben varım. Şimdi soruyorum siz olsanız ne düşünürsünüz?

Eyvah dedim köpekbalığı mıdır nedir, bende bir panik son sürat yüzmeye çalışıyorum kıyıya. Sonradan anladım ki İngiliz veledi oltasının ucunu benim iskeledeki terliğe takmış, terlik kendini egenin serin sularında bulmuş, yüzen aylak ben olduğumdan da terliğimi kurtarmam için seslenmişler bana. Hep beraber güldük sonra ama yaşadığım stres yetti bana:)

Plajı işleten bayan çok nazik, yiyecekleri kendileri yapıyorlar. Bira-patates kızartması-tost vee yaprak sarması yedik. Sarma müthişti. Boxer bir de köpecikleri var. Bakışlar yakıyordu boxer’ ın. O beni kesti ben onu uzuuun uzun…

Demircili köyüne kadar yol güzel ama son 100 metrede kendinizi dakar rallisinde sanabilirsiniz. Yolu düzelttirmeyi düşünüyorlar mı diye sorunca ilginç bir de cevap aldık, efendim 4×4 ‘ leri ile teşrif edenler çokmuş buraya ve onlar bundan zevk alıyorlarmış. Ee bu da bir yaklaşım tabii ki:))

Üzerimdeki turuncu elbiseyi de orada unutmuş bulunuyorum. Ama saklamışlar, kısmetse bir sonraki gidişte alınacak.

Deniz yıldızı plajı sezon haftasonlarında yoğundur sanıyorum ama şu mevsimde tadından yenmez…

>BADEMLER KÖYÜ

Yayınlandı: 07 Haziran 2011 / GEZDİM-GÖRDÜM

>Evvveet gezi yazıları başlıyooor! İzmir tutkunları buraya!
İlk yazı Bademler Köyü’ nden.

Bademler köyü, Urla‘ ya 9 km. uzaklıkta bulunan yaklaşık 1000 nüfusluk bir Alevi köyü. Yaşlı insanların, kireç badanalı tahta oymalı evlerin, düzenli sokakların olduğu, görebileceğiniz en güzel köylerden biri. Burayı özel yapan 74 yıldır köye ait bir tiyatronun bulunması ve dünyaca ünlü piyanistlerin köy meydanında verdikleri konserler. Necati Cumalı’ nın eserinden uyarlanan Susuz Yaz filmi de bu köyde çekilmiş.
Pazar günü gittiğimiz Bademler‘ de pazarın kurulmuş olduğunu görünce çok sevindim. Zaten köylülerin kendi mahsullerini almak için İzmir çevresinden bu pazar için gelen bir çok kişi varmış, tesadüfen pazar günü kurulan bu küçük köy pazarını da gezindik. Ayrıca pazar yerinin üzerinde bir evin avlusunda yaşlı teyzenin yaptığı otlu gözlemeler de dillere destan. Yemeden dönülmez.
Yakın plajların bol olduğu bu yörede haftasonu yüzmeye giderken gözlemelerinizi sardırın, öyle yola çıkın. Şahsen ben Çeşmealtı civarında otursam hemen her pazar bu köye uğrardım.

Halkbilimci Sabiha Tansuğ’un köyle ilgili yaptığı araştırma sonucu edindiği izlenimle bu dosyayı kapatıyorum:
Bademler Ege uygarlıklarının izini süren köylerimizden biridir. Kadın erkek eşitliği, doğruluk, çalışkanlık, temizlik örnekleri görmek isterseniz bu köye uğrayın.”

>BEBEKLE UZUN YOL

Yayınlandı: 06 Haziran 2011 / GEZDİM-GÖRDÜM

>Urla-Çeşmealtı’ nı önceki bir yazımda anlatmıştım birazcık. Okumayanlar şuraya bir tık

Önceleri 2 bilemedin 3 günlük tatil planlarımıza dahil olan Çeşmealtı’nda tam 8 gün kaldık. Mayısın son, haziranın ilk günlerinde buzz gibi İzmir sularında bronzlaştık.

Bu yazımın konusu bir bebekle seyahat olacak. Elinizdeyse uçağı tercih edin, ne bebek yorulsun ne de siz. Ancak bizim bulunduğumuz konum itibariyle uçağa gitme ve bekleme sürelerini hesaba kattığımızda neredeyse yolu yarılamak anlamına geldiğinden arabamızla çıktık yola.

Sabah 6′ da Gölcük‘ den dönen tekerlek, 8.30 da Susurluk‘ ta kahvaltı molası ile durdu. 9.30′ da tekrar yollandık 12. 30’ da Narlıdere‘ de bir sahil lokantasında Ege’ye karşı tuz kokularını çekerek içimize gerçek bir kahvaltı ediyorduk. Yolun 3/4 ‘ ünü uyuyarak geçiren Ece bir şey anlamadı. Onun en aktif olacağı saatlerde biz çoktan Çeşmealtı‘ na varmıştık.

Arabada Ece’ nin oto koltuğu, bir adet mamaların ve sütünün olduğu termal beslenme çantası, bir adet alt açma ve oyuncak çantası bir adet de yedek üst-baş çantası bulundurdum. Altını arabanın arkasında değiştirdim, terleyince üstünü de aynı şekilde.

Bu açıdan önerim yazın araba yolculuklarında bebeklerinizi korkmadan soyun, bir atlet yeter, ince giyinmesi terlemesinden daha iyidir, terli bir bebek daha büyük tehlike arz ediyor, öğrendim.

28 mayıs cumartesi günü Susurlukta ilk molayı verdiğimizde titreyerek inince arabadan “eyvah! kış bitmemiş” diye düşünsem de İzmir’ e vardığımızda hava yumuşacıktı.
Ece gidiş yolculuğunda bizi hiç üzmedi, ona koca bir 5 yıldız verdim:) Dönüşte yola biraz daha geç çıktık ve çok sık durduk. Akhisar çıkışında Ceren tur (Urla’dan tam 180 km.), Susurluk Ulusoy tesisleri (çeşmeli damla sakızı ve yanturalı sucuk almadan çıkmayın), Bursa ikea (otoyoldan girmesi ve çıkması çok kolay) mola yerlerimizdi.

İzmir gecelerinde pencereyi açınca içeri dolan ağaç ve bahar kokusunun yerini ise hiçbirşey tutamaz. O memleket başka bir yer, insanın ömrünü uzatır. Ve en güzel tatil ayları haziran ve eylül. Değerlendirmek şart.

Neler mi yaptık tatilde, hepsi ayrı bir yazı olacak. Azıcık sabır:)

> Turgut Özakman, Muzaffer İzgü, Alev Coşkun, Nihat Genç, Zekeriya Beyaz.

Hepsiyle görüştüm dün. Çok da tesadüf oldu. 3. Kocaeli kitap fuarı yaklaşık 10 gündür devam ediyordu ve dün hadi gidelim bi dedik. Öylesine gittik. Çünkü 1. sinde “yandaş” yayınevleri çoğunluktaydı ve tadı yoktu bizim için.

Ama bu seferki öyle değildi. Her kesime hitap eden geniş bir fuardı. Tam bir kitap fuarıydı hem de İstanbuldakini bile gölgede bırakmıştı benim adıma çünkü hiçbir kargaşa yoktu. Yukarıda saydığım isimlerle rahat rahat sohbet etme olanağı vardı. Tabii ki söyleyecek sözü olanlar için.

Biz çok iyi vakit geçirdik, bir sürü kitap yüklendik. En güzeli de Ece için Turgut ÖZAKMAN’ a imzalattığımız “Dersimiz: ATATÜRK” kitabı oldu. Ece‘ ye güzel bir hatıra olacak büyüdüğünde. Adına imzalanan ilk kitabı çok manalı oldu.

Emre KONGAR bugünkü konuklar arasında mesela, tekrar gitmeyi düşünüyoruz. Kaçırdıklarımızı görünce de çok hayıflandık. Banu Avar, Muazzez İlmiye Çığ, Sunay Akın, Doğan Cüceloğlu aklıma gelen isimler.

Yazarların okuyucu ile buluşmaları umarım önümüzdeki yıllarda da bu şekilde devam eder de biz de nasipleniriz.

>HIZLI HIZLI

Yayınlandı: 20 Mayıs 2011 / G. ECE SAĞLIĞI, GEZDİM-GÖRDÜM

>

Hızlı hızlı…

  • Ben bir ayaklı sismograf olarak ilk kez bir depremi hissetmedim, çok mutluyum:), facebookta yazılan durum güncellememlerini okuyup geçtim, hissetmemek hoşmuş:)
  • Ecobik bir ilkini daha yaşıyor, soğuk algınlığı oldu garibim, burnu fırk fırk, burun aspiratörünün gözünü seveyim, her eve lazım…
  • Son ikea çıkarmasını geçtiğimiz haftasonu yaşadık, fakat yine hasarsız olmadı, bir çerçeveyi kırmışım, şimdi ona yeni bir çözüm arayışı var, ilk ve son halini yayınlayınca çokkk şaşıracak, yaratıcılığıma hayran kalacaksınız:)
  • Kanyon’daydı Ayhan SİCİMOĞLU, biz de oradaydık, ailecek hastasıyız da…Ayhan Sicimoğlu ve Latin All Stars Kanyonu coşturdu, biz de güzel vakit geçirdik. Kanyon bilirkişisi gelin Ceylan‘ a teşekkür.
  • Sadece topitop değil, Alper ve ben de şişirdik bademcikleri, baş zanlı arabanın kliması, tez hesabı kesile!
  • Haftasonu bir de DHO all stars maçı vardı, Alper de başrollerde bir kaç sayı atınca çok havaya girdi, durmadan NBA izliyor,-umarım bu post’ u okumaz:))-
  • Bademciklerden sebep Çeşmealtını erteledik 1 hafta keza havanın da tadı tuzu yok…