‘OKUDUM-SEVDİM’ Kategorisi için Arşiv

ANNE OLMAK

Yayınlandı: 27 Temmuz 2011 / OKUDUM-SEVDİM

Dün gece beni ağlatan bir şey oldu. İtiraf etmeliyim günün en sevdiğim saati Ece’ yi uyutup yatağa girdiğim, başucu lambamı açıp tv’ yi açtığım ya da kitabımı elime aldığım dakikalar oluyor.

Bir önceki yazımda bahsettiğim Haluk Yavuzer’ in mutlu kuşaklar yetiştirmek için “Anne olmak” kitabını biraz hızlı geçtim, hakkını yememeli muhteşem bir çalışma. Yavuzer’ in danışmanlığına başvuran ailelerden örnek vakaların anlatıldığı çocuk yetiştirirken ana-babaların en çok düştükleri hataların altını çize çize vurgulayan, tekrar, 2 yıl sonra tekrar, 1 yıl sonra tekrar okunası kitap.
Ama beni ağlatan gecenin bir vakti kitabın sonundaki ek bölüm oldu.
Sosyal Hizmetlerin koruması altına girmiş çocukların anneler günü için yazdıkları kompozisyon ve şiirlerden dereceye girenlerin olduğu kısım. Bunları okuyunca bir kez daha anlıyorsunuz ki anne olmak aslında dünyaya bir çocuk getirmek değil. Ona bakmak, yetiştirmek, yanında olmak; emek ve sabırla büyütmek. Beslemek, oynamak, gözyaşını elinle silmek, gece korkunca sarılıp avutmak, ateşlenince başında sabahlamak, temizlemek, dolabını düzeltmek, hayata hazırlamak, ama sadece doğurmak asla değil.

iki kitapla döndüm

Yayınlandı: 27 Temmuz 2011 / OKUDUM-SEVDİM

Güm güm güm güm

Atma kalbim atma şöyle

Duyulur dışarıdan…….

Vee şaaap suya dalıyorum, kulağımda nilin melodisi “hakkında herşeyi duymak istiyorum” takılı kalıyor ve her zamanki gibi gözlerimi açıp suyun dibinde o anı hafızama kaydediyorum, çünkü denizin altında, üstünde, içinde çok ama çok mutluyum.

Ne zamandır yazmadım ben böyle, bu işte bir tuhaflık var, oysa ne kadar da çok şey yaptım yine. Neyse aradaki boşluğu es geçiyorum, bugünden devam.

Şimdi iki kitap önerisi bunlar didaktik kitaplar ama sıkıcı değiller. Haluk Yavuzer’ in “anne olmak” ve Doğan Cüceloğlu’ nun “Yetişkin Çocuklar”

İki kitap da bana çok şey öğretti.

Çocuğunuz olması şart değil, hatta bu yanda gördüğünüz kitap tamamen kişisel gelişim. Ben tavsiye ederim.

> Turgut Özakman, Muzaffer İzgü, Alev Coşkun, Nihat Genç, Zekeriya Beyaz.

Hepsiyle görüştüm dün. Çok da tesadüf oldu. 3. Kocaeli kitap fuarı yaklaşık 10 gündür devam ediyordu ve dün hadi gidelim bi dedik. Öylesine gittik. Çünkü 1. sinde “yandaş” yayınevleri çoğunluktaydı ve tadı yoktu bizim için.

Ama bu seferki öyle değildi. Her kesime hitap eden geniş bir fuardı. Tam bir kitap fuarıydı hem de İstanbuldakini bile gölgede bırakmıştı benim adıma çünkü hiçbir kargaşa yoktu. Yukarıda saydığım isimlerle rahat rahat sohbet etme olanağı vardı. Tabii ki söyleyecek sözü olanlar için.

Biz çok iyi vakit geçirdik, bir sürü kitap yüklendik. En güzeli de Ece için Turgut ÖZAKMAN’ a imzalattığımız “Dersimiz: ATATÜRK” kitabı oldu. Ece‘ ye güzel bir hatıra olacak büyüdüğünde. Adına imzalanan ilk kitabı çok manalı oldu.

Emre KONGAR bugünkü konuklar arasında mesela, tekrar gitmeyi düşünüyoruz. Kaçırdıklarımızı görünce de çok hayıflandık. Banu Avar, Muazzez İlmiye Çığ, Sunay Akın, Doğan Cüceloğlu aklıma gelen isimler.

Yazarların okuyucu ile buluşmaları umarım önümüzdeki yıllarda da bu şekilde devam eder de biz de nasipleniriz.

>İSİM ŞEHİR; YILMAZ ÖZDİL

Yayınlandı: 15 Nisan 2011 / OKUDUM-SEVDİM

> “Bir İgilinz üviersinetnside ypaıaln arışarmtaya gröe, keelimlerin harrfleinin hagni saırda yldklıazıarı ömelni deiğmliş ansıdla…

Ömelni oaln, biincri ve sunoncu hlarefrin yiernde olasmımyış…Çkünü, kelemeilri hraf hraf dğeil, btüün oalark oukryomşuuz…

Adaraki haerrflain sısraı kaşrıık da osla dgüzün ouyokmunruş.”

Yılmaz Özdil’ in kitabının arka kapağı böyle başlıyor işte. Hemen hergün Hürriyet‘ i açma sebebim, her okuduğumda, “işte bu! tam 12’den yine!!!” nidalarını atmamı sağlayan adamın kitabı. Çıkar çıkmaz sipariş verilmiş, henüz başlanamamıştı.

Ece’ yi akşam 8 de yatırdım, fırsat bu fırsat diyerek nisan ayına ait okunmayı bekleyen birkaç dergiyi ve Yılmaz Özdil’ in köşe yazılarını derlediği kitabı İsim-Şehir-Hayvanı alarak yatağa süzüldüm, başucu lambamı açtım, salondan gelen hafif müzik eşliğinde “kitaba bir göz atar, dergilere geçerim” diye düşünüyordum ki, Yılmaz Özdil’i alınca elime, bırakamadım, bir baktım 60. sayfaya gelmişim.

İlk bölüm isim-şehir-vatan, kurtuluş savaşımız, milli bayramlarımız ve büyük önderimiz Atatürk için yazılmış yazılardan oluşuyor. İkinci bölüm isim-şehir-siyaset’ e geldim, tadı damağımda kalan yazılara siyaset bulaşmasın dedim, lambamı söndürdüm, uyudum.

Heemn aıln oykuucu, aıln ouykun, “ben nalsısa gatezeden odkuum” deymein, kapittan omkuak aryı bir kieyf, alıkılca salaırnmış yalazırı akra aayrka oyunkuca Tyeürkinin bir foğrtoafı çeiykilor hem de çok net!

>İKİ YENİ KİTAP

Yayınlandı: 28 Mart 2011 / OKUDUM-SEVDİM

>Geçtiğimiz hafta ev içi sirkülasyon yoğundu. Bir sürü misafir, hepsi de Ece için gidip geldiler, gidip geldiler, şimdi kaldık yine iki başımıza…

Paylaşmam gereken tonla olay var, uzun zamandır kitap yazmamışım, şimdilerde bebek bakımı ağırlıklı gidiyorum,

İlki, “mahallenin en mutlu yumurcağı” Amerikalı çocuk doktoru H. Karp’ın geliştirdiği bir yöntem “yumurcak-ça”sayesinde 1-4 yaş arası çocukların iletişim problemleri sıfıra iniyormuş. Huysuzluk krizleri, ağlama nöbetleri, tutturmalarda birebirmiş “yumurçak-ça”… Bakalım bizim yumurcağa işleyecek mi? Uslu ve özgüvenli bir-dört yaş arası çocuklar yetiştirmenin yeni yolu olarak sunulan bu yöntemi anneler kaçırmasınlar!

İkinci kitabımız e-mail yollayan herkese sadece kargo ücreti karşılığında yolladıkları “Annelik Akademisi” Boyut yayınlarının bir hizmeti olarak sunulan kitaplar arasında hamilelik akademisi de mevcut. Ücretsiz kitabınız için şuraya bir tık!

>ALL DECOR

Yayınlandı: 01 Şubat 2011 / OKUDUM-SEVDİM

> Ev dekorasyon dergileri oldum olası ilgimi çekmiştir. Şu sıralar da uzuun uzuuun vakitlerimi evde geçirdiğim için ufak tefek değişiklikler yapmak var kafamda.

Bunun için Alper’ e bir kaç dergi siparişi vermiştim. All Decor’ la bu sayede tanıştım, çok da memnun kaldım. Tasarım, yaşam, alışveriş her telden düzeyli bir şekilde çalmışlar, okunası ilginç röportajlar, evde uygulanabilecek tasarım fikirleri.

Uyumadan önce sayfalarını karıştırmanın zevkini vermese de All Decor internet üzerinden de okunabilen bir dergi. Bilgisayar başında kitap-dergi karıştırma özürlüsü olsam da birilerinin ilgisini çeker diye düşündüm.
İyi okumalar!

>BÜYÜLÜ DAĞ

Yayınlandı: 13 Aralık 2010 / OKUDUM-SEVDİM

>Son 1000 yılın en sıcak yazında hamile olan ben, bugünlerde klimalı yatak odama kapanıp, kah sağa kah sola devrilip, o kanal senin bu kanal benim gezinip, olmadı kitap okuyup yemek yiyip, gün içinde hafif şekerlemeler yaparak (şimdi kulağa daha bir büyülü geliyor) geçirdim bu dönemi…

Thomas Mann’ ın Büyülü Dağ serisini de o zaman okumuştum. Nobel ödüllü yazarın Buddenbrooklar kitabına başlamış, sonunu getirememiştim. Ama İsveç’ in karlı yamaçlarında geçen Büyülü Dağ serisi yazın sıcak günlerinde beni aldı götürdü.

Öyle “şimdi ne olacak” tarzında sürükleyici olmamakla beraber uzun tasvirleri, ayrıntılı tanımlamaları ve uzun uzuun dönem olaylarının eleştirisiyle beraber kahramanımız gemi mühendisi Hans Cartorp’un hayatına hakim oluyoruz.

Platonik aşkların en sancılısından birini yaşayan Hans Bey, sadece kuzenini ziyaret için gittiği sanatoryumda kendinin de en ağırından zatürre olduğunu öğrenmesiyle beraber uzun yıllarını burada geçiriyor. Soğuk kış günlerinde ne okusam diyorsanız, ve de uzun uzun vaktiniz ve de kaygısız bir zihniniz varsa iyi gider diye düşünüyorum. Aksi takdirde biraz ağır kaçabilir kanımca…